Sevgili Basisenliler,
Dünyada ve ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. “Arap Baharı” ile başlayan süreçle birlikte Tunus, Mısır ve Libya gibi ülkelerdeki yerleşik rejimler son bulurken, başta Suriye olmak üzere birçok ülkede de otoriter yönetimler sorgulanmaya başlanmıştır. Başka bir coğrafyada yani Avrupa’da ise ülkeler borç kriziyle birlikte alevlenen küresel krizin farklı bir boyutunu yaşamaya devam etmektedir. Bunların yanında daha birçok önemli olayın yaşandığı bir konjonktürde dünyamız yeniden şekillenirken, tüm devletler de gelişmeleri yakından takip ederek, gelecekle ilgili önemli kararlar almaktadır.
Dış politikada oldukça dinamik bir sürece girilirken, Türkiye mevcut gelişmeleri yakından takip etmekte ve bu konuda yeni politikalar oluşturmaya çalışmaktadır. İç politikada da ise sivil bir anayasa oluşturma çalışmalarına başlanırken, başta toplu iş hukuku olmak üzere birçok alanda yeni düzenlemeler gündeme gelmektedir.
Toplumun tüm kesimleri tarafından kabul gören ve 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde bütün siyasi partilerimizce ifade edilen yeni bir anayasa yapılması konusu, ülkemiz gündeminin en önemli maddelerinden biri olmuştur. Toplumun bütün kesimlerince benimsenecek ve beklentilerini karşılayacak daha katılımcı, şeffaf ve demokratik bir anayasa oluşturulması konusunda herkesin üzerine düşeni yapması gerekmektedir.
Bu düşünceden hareketle Sendikamız BASİSEN, hukukçulara da danışarak, işçiler ve çalışma hayatıyla ilgili olarak yeni anayasada yer alması gereken hükümlere ilişkin görüş ve önerilerini bir dosya halinde TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek’e iletmiştir.
Anayasa hazırlık çalışmaları kadar sendikamızın yakından ilgilendiği bir diğer konu da, “Sendikalar Kanunu” ile “Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu”nu tek bir yasa altında yeniden düzenlemeyi amaçlayan “Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı”dır.
Sendikacılık ve toplu pazarlık düzeni konusunda BASİSEN Sendikası olarak bugüne kadar; AB standartları ve Uluslararası Çalışma Örgütü normları doğrultusunda -yani yasak, sınırlama ve engellerden arınmış- bir düzenlemeyi savunduk. Fiji Cumhuriyeti dışında artık dünyanın hiçbir ülkesinde bulunmayan grev yasağının kaldırılması gerektiğini tüm siyasi partilere ve sivil toplum örgütlerine anlatmaya çalıştık. Yeni çıkarılacak “Toplu İş İlişkileri Kanunu”nda bu yasağın devam ettirilmeye çalışılması üzücüdür. Bu tür yasaklar bugün olduğu gibi gelecekte de Türkiye’nin itibarına gölge düşürecek niteliktedir. Her şeye karşın Sendikamız bu konuda sonuna kadar TBMM nezdinde mücadele edecek ve bankacıların gasp edilen grev hakkını geri alıncaya kadar haklı davasından vazgeçmeyecektir.
Sevgili Basisenliler,
Sendikamız, referans aldığı Avrupa sendikacılığını ülkemizin ve işkolumuzun koşullarına uyarlamaya çalışırken, yeni gelişmeleri dikkate alarak çalışmalarını sürdürmektedir.
BASİSEN’in sendikacılık ilkeleri bellidir. Sendikal çalışmalarımız bu ilkelerimizin somutlaştığı alanlardır. Eğitimli, vasıflı, beyaz yakalı, bilgisayar ve iletişim teknolojisini yakından tanıyan çalışanların istihdam edildiği, işyerlerinin ülkenin her yerine dağıldığı, çalışma koşullarının rekabete açık olduğu bir işkolunda örgütlü olmanın büyük zorlukları vardır. Üstelik işkolunun ana sektörü bankacılıkta grev yasağı bulunmaktadır.
Bizler, bu zorlukları, çalışma yaşamının sorunlarını bilerek ve bir yandan sürekli çözüm için neler yapılması gerektiğinin arayışı içinde olup, diğer yandan inandığımız çözümleri yaşama geçirerek yolumuza devam etmekteyiz.
BASİSEN’in öncelikle var olabilmesi için örgütlenmesi, örgütlülüğü koruması ve genişletmesi gerekmektedir. Üyelerinin çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmenin, hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmenin yolu ise toplu iş sözleşmesi akdedilmesinden geçmektedir. Bunların yanı sıra örgütlenmede kalıcı olmak için eğitim en önemli araçtır. BASİSEN sendikal bilinç kazandırmak amacıyla eğitim çalışmalarını araştırma, halkla ilişkiler, basın ve yayın faaliyetleriyle desteklemektedir.
BASİSEN bu temel sendikal çalışmaların yanında, üyelerine çeşitli sosyal ve kültürel hizmetler ile sportif olanaklar da sunar. Bu tür faaliyetler ile bir yandan üyelerin boş vakitlerini değerlendirmeleri sağlanırken, diğer yandan da üyeler arasında kaynaşma, sendika ile bütünleşme ve yakınlaşma sağlanır.
Sevgili Basisenliler,
BASİSEN'in üyelerimiz açısından en temel faaliyeti, örgütlü olduğu işletmelerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanmasıdır. Toplu iş sözleşmesinin tüm aşamalarında katılım ve açıklık ilkelerine büyük önem verilir. Yıllardan beri Sendikamız, üyelerimizin taleplerini işyerlerine gönderilen “anket formları” ile toplayıp, toplu iş sözleşmesi taslak metnine koymaktadır. Tabii ki bu taleplerin makul ve gerçekleşebilir olması gerekmektedir.
Bu şekilde geçmiş uygulama eksiklikleri, üyelerimizin işyerinde karşılaştığı sorunlar ve ücret dahil çalışma koşullarına ilişkin talepleri ile çözüm önerileri toplu iş sözleşmesi taslaklarına yansıtılmış olur.
Sevgili Basisenliler,
İşkolumuzda çalışma koşulları ağırdır. Yoğun bir rekabet ortamı vardır. Örgütsüz bankalarda korumasız kuralsız çalışma başka bir ifade ile vahşi kapitalizm koşulları hâkimdir. Örgütlü işletmeler örgütsüz işletmeler ile yabancı sermayeli bankaların baskısı altındadır. Avrupa birliği ülkelerini ve komşumuz Yunanistan’ın durumunu ise katıldığımız uluslararası sendikal toplantılardan biliyor ve gazetelerden okuyoruz. Küresel kriz nedeniyle çalışma koşulları ağırlaşıyor ve bankalar sürekli küçülüyor.
Sevgili Basisenliler,
Bu yıl Sendikamız başta İş Bankası ve Şekerbank olmak üzere sekiz işletmede işverenle toplu iş sözleşmesi masasına oturacaktır. İçinde bulunduğumuz koşuları ve yaşanan temel sorunları çok iyi biliyoruz. Münferit sorunları ise sizlerle yüz yüze konuşarak öğrenmenin en doğru yol olmasına karşın, bunun geniş bir coğrafyada fiziken mümkün olmadığını bildiğinizi tahmin etmek istiyorum. O nedenle bütün sorunlarınızı anketler yoluyla öğrenmek istemeniz doğal karşılanmaktadır.
Böylesi dönemlerde birlikte hareket etmek, sendikal dayanışmayı etkin bir şekilde kullanmak son derece hayati bir önem taşımaktadır. Kötüniyetlilere karşı uyanık olmak, hemen akıntıya kapılmak yerine daha sağduyulu ve sorumlu davranmak, konuları enine boyuna akıl ve mantık süzgecinden geçirerek ve olayı anlamak gerekir. Aksi takdirde atacağımız adımlar sendikal örgütlülüğe, kurumlara ve dolayısıyla kendimize çok büyük zararlar verir.
İnanıyorum ki, yaşanan olayları, örgütlülük üzerinde oynanmak istenen oyunları, içinde bulunduğumuz koşulları çok iyi bilen Sendikamız toplu pazarlık sürecinde ve hatta sonrasında sorunlarımızın çözümü için büyük çaba harcayacak, hepimiz için en uygun toplu iş sözleşmesini imzalayacaktır.
Kabullenemeyeceğimiz bir sözleşmeyi asla imzalamayacağımı söylerken çalışmalarınızda başarılar diler, saygılarımı sunarım…
Metin TİRYAKİOĞLU
BASİSEN Genel Başkanı