Basisen Hakkında > Başkanın Mesajı

Sevgili Basisenliler,

Süper devletlerin güç dengesini kendi lehine çevirmek için kan gölü ve yangın yerine çevirdikleri Ortadoğu, dünyanın gündemi olmaya devam ederken ne yazık ki, bu tehlikeli gidişat önlenemiyor. Öyle bir konjonktürde yaşıyoruz ki, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere hiçbir uluslararsı kurum görevini yapamıyor.

 

Irak’ta, yakın zamanda Suriye’de yaşanan acılara, ABD Devlet Başkanı Donalt Trump’ın Birleşmiş Milletler kararına ve bölgenin tüm hassasiyetlerine aldırmadan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından Filistinliler dramı eklendi.

Dökülen kanlar ve yaşanan acılarla süper devletlerin güç savaşı yaşadığı Ortadoğu’da her geçen gün gerilim biraz daha tırmandırırken, olan sivil halka ama daha çok çocuklara ve kadınlara oluyor. Böylece Ortadoğu’da var olan çözümsüzlük derinleşerek devam ediyor.

Böyle bir süreçte erken seçim kararının alınmasıyla Türkiye yeniden seçim atmosferine girmiş oldu. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimleri ülkemizin geleceği açısından son derece hayati öneme sahip… Türkiye fiiliyatta var olan Cumhurbaşkanlığı sistemini bu seçimlerle tescil edecek…

Dileğimiz seçimlerin, oldukça hassas bir coğrafyada yer alan ülkemizi daha güçlü kılacak bir sonuç ortaya çıkarmasıdır. Ayrıca Türkiye’nin 1923 yılından beri Atatürk ilkeleriyle belirlediği rotasının değişmemesi, Cumhuriyetimizin payidar olması ve demokrasimizin güçlenmesidir.

Sevgili Basisenliler,

Türkiye bir seçim sathına girerken ülkemizin önünde duran ve giderek büyüyen sorunların göz ardı edilmemesi gerekiyor. Petrol fiyatları ile birlikte kurlarda meydana gelen yükselişle birlikte ekonomimizin yaşadığı sorunlar giderek ağırlaşmıştır. Seçim ekonomisinin yarattığı canlılığa aldanmadan seçim sonrası faturası işçi ve emekçilere çıkarılmayacak şekilde ciddi önlemler alınmalıdır. Bunun aksine artırılacak vergiler, işgücü maliyetlerinin düşürülmesi yoluyla alınacak önlemlerin ortaya çıkaracağı krizler sadece ekonomiyi olumsuz yönde etkilemekle kalmayacak aynı zamanda ciddi sosyal ve siyasal sorunlara da yol açabilecektir.

Bugün siyasi partilerimiz gerek medya aracılığıyla, gerekse meydanlarda kullandığı dil, toplum olarak uzun zamandı ihtiyacımız olan kucaklayıcı ve birleştirici bir dil değil. Aslında siyasilerin çıkar umduğu bu üslup toplumu kutuplaştırması bir yana en ufak risklerde bile ekonomimizi daha kırılgan hale getiriyor.

Daha önce de belirttiğim gibi İktidarı ve muhalefetiyle siyasi partilerimizin siyaset yapma konusunda görüş ayrılıkları olması son derece doğaldır. Buna karşılık ülkemizin mutabakat zemini temelinde çözmesi gereken demokrasi, dış politika, ülkemize huzur ve sosyal barışın gelmesi gibi onlarca sorun da var. O nedenle önümüzdeki seçim sürecinde siyasi parti liderlerimizin daha dikkatli bir üslup içerisinde olması ülkemizin geleceği açısından hayati öneme sahiptir.

Siyasetteki yüksek tansiyonun gölgesinde kalan ekonomideki olumsuz sinyaller elbette ki çalışma yaşamını da olumsuz yönde etkileyebilecek potansiyeller taşımaktadır. İşsizlikteki yüksek seyir yıllardır ciddi bir istihdam artışıyla önlenemezken, ekonomide yaşanacak bir durgunluk bile işsizlik oranları birkaç puan yukarıya çıkabilecektir.

Bunun yanında, yeniden iki haneye çıkan enflasyonun ekonomik istikrarı sağlamak için yeniden makul bir seviyeye çekmemiz, mevcut işsizlerle birlikte her yıl emek piyasalarına dâhil olan yüzbinlerce gencimize iş yaratmak için yatırımları artırıp daha istikrarlı bir büyüme hızı yakalamamız gerekir.

Sevgili Basisenliler,

Bugün dünya dijital bir dönüşümden geçiyor. Dijitalleşme uzun zamandır yaşamımızdaydı ama durum şimdi biraz daha farklı; artık çalışma yaşamı da dijitalleşmektedir... Dijitalleşmenin çalışma yaşamını da içine alması büyük sorunları da beraberinde getirecektir. Çünkü çalışma yaşamının dijitalleşmesi büyük bir ivme kazandı. Sanayi 4.0’a göre şekillenmeye çalışan ekonomiler giderek artan ölçüde yapay zeka ve robotik teknolojiler kullanmaya başlıyor… Kimi gelecek bilimciler çalışma yaşamında insanın yerini neredeyse robotların alacağından bahsediyor.

Yapay zekâ ve robot üreten dev şirketlerin gönlünden geçen bu olabilir. Hayat yazılan senaryolara göre ilerlemiyor… İnsanlık tarihinin başlangıcından beri hep çalışıp hep üreten insanların bunu kabul etmeleri pek mümkün değil… 21. Yüzyılın dünyasında işgücü bu tür dayatmalar karşısında çaresiz değil… Elbette ki dijitalleşme süreci çalışma yaşamımızda robotik teknolojileri ve yapay zekâ kullanımını olanaklı hale getirmiştir. İnsanlık da bunu değerlendirecek ve bu değişimle birlikte sağlık, ulaşım, iletişim ve başka hizmet sektörlerinde kullanacaktır. Bankacılık dahil her sektörün nereye kadar dijitalleşeceğine ise çalışanlar ve sendikaların gücü yön verecektir.

BASİSEN olarak bizler dijitalleşmeden korkmuyoruz. Yeter ki örgütlülüğümüzü koruyup işkolumuzun tamamını içine alacak kadar genişletebilelim. Biz bu süreci öncelikle daha iyi anlamak, sürece dâhil olup yön vermek ve bu alanda öncü olmak istiyoruz.

Sendikamız bu nedenlerle Türkiye’de ilk kez İşyeri Sendika Temsilcileri Eğitimine "dijitalleşme” konusunu aldı. 3000’e yakın temsilci ve yöneticilerimize bu konuda eğitim verdik. Ayrıca dijitalleşmenin işkolumuza olan etkisi, gelecekte üyelerimizin karşılaşabileceği sorunlar konusunda sürekli kafa yoruyoruz ve bu konuda üst örgütümüz UNI çatısı altında yer alan kardeş finans sendikalarıyla da sürekli işbirliği yapıyoruz.

Sevgili Basisenliler,

Daha önce, 2018’in zor bir yıl olacağı; siyasetten ekonomiye, günlük yaşamımızdan çalışma yaşamımıza kadar birçok önemli gelişmelerin yaşayacağını söylemiştik. Gerçekten zor bir yıldan geçiyoruz. Sendikalar ve sendikacılar zor günler için vardır. BASİSEN bunun için vardır. Sendika olarak bizler zorlukların üstesinden gelmek, üzerimize vazife olan her şeyin en iyisini yapma çabası içindeyiz…

Bu bağlamda Sendika olarak enerjimizi üyelerimiz adına en iyi toplu iş sözleşmesini yapmak, en iyi sendikal faaliyetleri gerçekleştirmek üzere yoğunlaştırdık. Şubelerimizin üyelerimiz için gerçekleştirdiği değişik etkinlikler devam ederken Allaha şükürler olsun ki oldukça başarılı bir sendikal eğitimi de tamamladık. Başta Türkiye İş Bankası olmak üzere Anadolu Sigorta’da, Anadolu Hayat’ta Türkiye Bankalar Birliğinde başarılı toplu iş sözleşmeleri imzaladık. Daha devam eden toplu iş sözleşmelerimiz var. Ama İnanıyorum ki, başta Şekerbank olmak üzere siz üyelerimizin desteğiyle bu işletmelerde de yapabileceğimiz en iyi toplu iş sözleşmelerini gerçekleştireceğiz.

Sendikamız sonbahardan itibaren yeni bir demokrasi sınavı daha verecek ve genel kurullarını yapacak… Üyelerimizin iradelerini en başarılı bir şekilde yansıtacak şekilde önce delege seçimlerimizi, ardında şube genel kurullarımızı ve son olarak da Genel Merkez genel Kurulumuzu tamamlayarak bu süreci de demokrasi şölenine çevireceğimizden en ufak bir şüphem yoktur.

Sizlerin güven ve desteğiyle BASİSEN, bu kadar istikrarsızlığın olduğu hâkim olduğu ülkemizde bir güven ve istikrar abidesi olarak varlığını sürdürüyor. Sizlerden aldığımız yetkiyi kutsal bir emanet olarak görüp laikiyle gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz… Yarınlarda da bu yolumuzdan sapmadan hep birlikte ve sağlam adımlarla yürümeğe devam edeceğiz…

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgiyle kucaklar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.